GERÇEK GÜÇ fiziksel olmaktan çok uzaktır.

Kimi zaman bükülemeyen niyette, saptırılamayan irade de, kimi zamansa bir şamanın keskin bakışlarında gösterir kendini.

Ve güç bir kez indimi kişinin üzerine, niyet değişir, rota değişir, yollar değişir, kader değişir…

Bu GÜÇ’tür yaratımı etkileyen;
Yaratımın etkili olup olmayacağı, yalnızca “niyetteki kararlılıkla” ölçülebilir çünkü…

Ve niyetteki kararlılıksa içinde güç olup olmamasıyla…. Kafamızda dolaşan düşünce kalabalığı, geleceğe ait asılsız kaygılar, gölgeler içimizde bulunana dokunmamızı… “Güç” İÇİMİZDE BULUNANIN konuşma biçimidir halbuki.

«Psişe» diyordu anne, yıllarca sabırla ona dokunmanı, onu duymanı bekler…
Ve sen düşüncelerin gölgesinde, zihnin arka sokaklarında ne kadar yıkılmış, korkularının hapsinde ne kadar kaybolmuş olsan da, o vaz geçmez senden… Elindekiyle, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışır. Dokunduğunu altına boyar. Ve o kısacık kurtarılmış anlarda “NEŞE”ye GÜCE boğar seni… Şehvetten veya beklentiden gelmeyen, o saf olan NEŞEYE, kuvvetten gelmeyen o saf GÜCE…

İşte, GÜÇ hediyesidir o saf olanın bize…
İçimizdeki güce dokunmak dileğiyle…

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here